Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tanıklıktan çekinme halleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK). maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre tanıklıktan çekinebilecek kişiler şunlardır: Şüpheli veya sanığın nişanlısı Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi


TCK'da tanıklıktan çekinme halleri nelerdir?

Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tanıklıktan çekinme halleri , 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK). maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre tanıklıktan çekinebilecek kişiler şunlardır:

  • Şüpheli veya sanığın nişanlısı
  • Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi
  • Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu
  • Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları
  • Şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar

Ayrıca, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanuni temsilcilerinin rızasıyla tanık olarak dinlenebilirler

Tanıklığın kabul edilmeme hali nedir?

Tanıklığın kabul edilmeme hali, Türk hukuk sisteminde bulunmamaktadır. Ancak, bazı kişilerin tanıklıktan çekinebilme durumları vardır: Akrabalık bağı nedeniyle: Şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi, üstsoy veya altsoyu, kan hısımları, kayın hısımları ve aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir. Meslek ve sürekli uğraşları nedeniyle: Avukatlar, hekimler, eczacılar, noterler ve mali müşavirler, görevleri gereği öğrendikleri bilgileri nedeniyle tanıklıktan çekinebilirler. Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler: Kamu görevlileri, görevleri gereği sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlar hakkında, sırrın ait olduğu resmi makamın yazılı izni olmadıkça tanık olarak dinlenemezler.

İhtiraz ve çekinme aynı şey mi?

Evet, "ihtiraz" ve "çekinme" aynı anlama gelir. "İhtiraz" kelimesi, Arapça kökenli olup "çekinme", "sakınma" ve "kaçınma" anlamlarına gelir.

Üçüncü kişi tanıklığı delil olur mu ceza hukuku?

Üçüncü kişi tanıklığı, ceza hukukunda delil olarak kabul edilir. Ancak, tanık beyanının delil olarak değerlendirilebilmesi için bazı koşulların sağlanması gerekir: Beyanın tutarlılığı. Diğer delillerle desteklenme. Hukuka uygunluk. Ayrıca, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilerin bu hakları hatırlatılmadan alınan beyanları delil olarak kullanılamaz.

Vekilin tanıklıktan çekinme hakkı var mı?

Evet, vekilin (avukatın) tanıklıktan çekinme hakkı vardır. Avukat, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 46. maddesine göre tanıklıktan çekinmişse veya dosyada yer alan birden fazla olayla ilgili bir konuda bilgi sahibi olup da onu anlatmışsa, tanıklık yaptığı konuyu ilgilenmeyen diğer kişi ve konularda o dosyada avukatlık yapması engellenemez. Ancak, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, avukatların sır saklama yükümlülüğü kapsamında bilgi sahibi olduğu hususlarda tanıklık edebilmeleri, temsil ettiği şahsın muvafakatine bağlıdır.

Tanıklama nedir?

Tanıklama, "tanıklamak işi" anlamına gelir. Sözün, savın inanılırlığını güçlendirmek için olayı yaşamış kimseleri ya da anılarını tanık göstererek, yazıya onların görüşlerini ekleme olarak da tanımlanabilir.

Tanıklıktan çekilme dilekçesi nereye verilir?

Tanıklıktan çekilme dilekçesi, davanın görüldüğü mahkemeye sunulur. Eğer ifade verilmesi gereken yer ceza mahkemesiyse, dilekçe ceza mahkemesine; hukuk mahkemesiyse ilgili hukuk mahkemesine teslim edilmelidir. Dilekçede, kimliği, hangi dosyada tanık olduğunu ve çekilme nedenini net bir şekilde belirtmek gerekir.

Diğer Hukuk Yazıları
Hukuk