Evet, Sinop'un eski adı Sinope'dir
Antik Çağ'da, Paflagonya bölgesi içinde kalan Sinop'un saptanabilen en eski adı, Sinope'dir
Sinop'un önemli olmasının bazı nedenleri: Doğal güzellikler: Türkiye'nin tek fiyordu Hamsilos Koyu, Erfelek Tatlıca Şelaleleri ve İnceburun gibi doğal alanlara sahiptir. Tarihi önem: Antik Çağ'dan günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihi yapıları (Sinop Kalesi ve Tarihi Sinop Cezaevi gibi) ile dikkat çeker. Sakin yaşam tarzı: Az nüfuslu yapısı, trafik sorunu olmaması ve insanların basit yaşamayı tercih etmesi, Sinop'u huzurlu bir şehir yapar. Yöresel lezzetler: Sinop mantısı, nokul, geleneksel Karadeniz pideleri ve taze deniz ürünleri gibi zengin bir mutfağa sahiptir. Mustafa Kemal Atatürk'ün ziyareti: Atatürk'ün Samsun'a çıkmadan önce Sinop'a uğraması, şehre olan ilgiyi artırmıştır. Ayrıca, yapılan araştırmalara göre Sinop, TÜİK tarafından Türkiye'nin en mutlu şehri seçilmiştir.
Sinop denince akla gelenler arasında şunlar sayılabilir: Tarihi ve turistik yerler: Sinop Kalesi, Tarihi Sinop Cezaevi, Hamsilos Koyu, Erfelek Tatlıca Şelaleleri, İnceburun Yarımadası. Mutfak: Sinop mantısı, nokul, mısır çorbası, kestaneli iç pilavı gibi yöresel lezzetler. El sanatları: Ayancık keteni, ahşap kotra maketleri, tahta el işlemeciliği. Doğal güzellikler: Türkiye'nin tek fiyordu Hamsilos Koyu, Karakum Plajı. Sakin yaşam: Trafik sorununun olmaması, insanların birbirine olan anlayışı, düşük yaşam maliyeti. Kültürel zenginlik: Güçlü toplumsal bağlar, küçük bir şehir olmanın getirdiği avantajla insanların birbirini tanıması ve desteklemesi.
Sinop'un neden "Sinob" olarak adlandırıldığına dair bilgi bulunamadı. Ancak, Sinop adının kökeni hakkında bazı görüşler şunlardır: Zeus ve Sinope: Bir efsaneye göre, Tanrılar Tanrısı Zeus'un aşık olduğu güzellikte bir kız olan Sinope'nin adını taşır. Hitit Dönemi: Sinop'un ilk kez Hititçe "Sinova" adıyla anıldığı bilinmektedir. Asurların ay ilahı "Sin": Prof. Yusuf Kemal Tengirşenk'in eşi Nazlı Tengirşenk'e göre, Sinop adı Asurların ay ilahı olan "Sin"den gelmektedir. Amazon kraliçesi: M.Ö. 200 yıllarında yaşayan Skymnos'a göre, Sinop adı Amazon kraliçesi Sinope'den gelmektedir. Farsça köken: Bazı kaynaklar, Sinop adının Farsça "Sine-i âb"den türemiş olabileceğini, "suyun göğsü" anlamına geldiğini iddia etmektedir. Bu teoriler arasında ortak bir görüş bulunmamaktadır.
Sinop'un eski şehri, Boztepe Burnu berzahında kurulmuş olan kale-şehirdir. Sinop'un en eski adı Sinope'dir. Antik Çağ'da Karadeniz'in en önemli liman kentlerinden biri olan Sinop, tarih boyunca Hitit, Frig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetinde kalmıştır.
Sinop'un meşhur yerleri ve nerede oldukları: Hamsilos Koyu: Sinop şehir merkezine 11 km uzaklıkta yer alır ve Türkiye'nin tek fiyordu olarak bilinir. İnceburun Feneri: Sinop-Ayancık yolu üzerinde, Türkiye'nin en kuzey noktasında bulunur. Tarihi Sinop Cezaevi: Şehir merkezinde yer alır ve 1999 yılından beri müze olarak ziyaret edilir. Sinop Kalesi: MÖ 7. yüzyılda kenti korumak amacıyla yapılmış olup, şehir girişinde deniz kıyısında konumlanır. Erfelek Tatlıca Şelaleleri: Şehir merkezine 48 km mesafede, 28 irili ufaklı şelaleden oluşur. Boyabat Kaya Mezarları: Boyabat ilçesinde, Salar Köyü'nün güneydoğusunda yer alır. Ayrıca, Sinop'ta Diyojen heykeli, Sinop Arkeoloji Müzesi, Buzluk Yaylası gibi turistik yerler de bulunmaktadır.
Sinope Antik Kenti, Anadolu uygarlığına aittir. Kentin kuruluşuyla ilgili farklı görüşler bulunmakla birlikte, en çok kabul gören görüşe göre Sinope, MÖ 756 yılında Anadolu’nun batısında yaşayan Miletoslu göçmenler tarafından kurulmuş bir koloni kentidir. Ayrıca, Sinope'nin kuruluş mitosunda kenti, Argonautlardan Teselya'lı Otolikos'un kurduğu belirtilmektedir. Bu da kentin kuruluşunda Yunan etkisi olduğunu göstermektedir. Sinope, tarih boyunca Pers, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı gibi çeşitli uygarlıkların egemenliği altında kalmıştır.
Sinop'taki en eski yerleşim yeri, Kabalı Çayı Vadisi olarak belirlenmiştir. Ayrıca, şehir merkezindeki Demirciköy Kocagözhöyük'te yapılan kazılarda, İlk Tunç Çağı 1. dönemine (MÖ 3000-2700) ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Sinop'un ilk çağlarda yerli halk tarafından kurulduğu, daha sonra efsanevi Argonot seferiyle ilgili olarak bir Yunan kolonisinin geldiği ve son olarak Miletuslular'ın bir koloni kurduğu düşünülmektedir.
Kültür ve Sanat